Bireysel kalem oynatmaların kendi içinde bir sektöre dönüşmesiyle evrim geçiren bloglar, artık kurumların markajında. Sağlıktan bankacılığa, otomotivden giyime kadar tüm sektörlerin 2016 pazarlama planı içinde kurumsal blog büyük ilgi var.

Evet, bir anlamda Amerika yeniden keşfedildi. Özgün ve faydalı içeriğin nasıl bir fark yarattığının hatırlanmasıyla başlayan bu trend, önümüzdeki yıl giderek büyüyecek gibi duruyor. Çünkü doğrudan reklam devrinin rengi solmaya başladığı gibi “kopyala yapıştır” dünyası da hepimizi çok yoruyor. Daha ilk paragraftan itibaren cebimizdeki paraya göz dikmeyen ve gerçekten bilgi alma ihtiyacımıza önem veren yayınlar, bu yüzden güven duyacağımız alanlara dönüşüyor. Kaldı ki bu ihtiyaç 2015 yılı içinde oluşmuş da değil. Geçtiğimiz yıllarda eMarketer’ın yaptığı bir araştırmaya göre, sosyal medyada paylaşılan içerikler arasında, blog yayınların referansı en güvenilir olanı. İkinci sıradaysa arkadaşların Facebook’ta paylaştıkları geliyor.

İşte hedef kitlesiyle bu güven ilişkisini perçinlemek isteyen kurumların blog yapmaya yönelmesinin asıl nedeni de bu ihtiyaç. Dijital alanda üretilen ve çoğu sosyal medya hesaplarında vadesini doldurup kaybolmaya terk edilen içerikleri “sürekli ulaşılabilir” kılma avantajı da cabası. Ayrıca markaların ürün ya da hizmetinin yer aldığı sektöre ne kadar hakim olduğunu göstermenin kolay bir yolu da diyebiliriz.

SEO gerçeği

Eee tabii diğer tarafta milenyumun en karizmatik aktörü SEO gerçeği de var. Sokakta billboard, el ilanı, stand gibi kanallar nasıl ki görünürlüğü artıyorsa, online platformlarda bulunur ve dolayısıyla görünür olmanın en sağlam ve düşük bütçeli kalesi SEO yönü güçlü yayınlar. Şimdi diyeceksiniz ki binlerce web sitesi, blog var ve çoktan köşe başlarını tutmuşlardır. O zaman yazının başına geri dönüp “özgün ve faydalı” kelimelerinin altını çizelim. Üstüne bir de Google başta olmak üzere arama motorlarının algoritmalarını bu kritere göre sürekli revize ettiğini hatırlatalım. Hatta gaza gelmişken bir de istatistik paylaşalım.

Google’ın yakın zamanda duyurduğu yeni algoritmasında bugüne kadar aranmamış kelime ya da kelime grupları arandığında, alakalı sonuçların çıkmasına imkan verecek. Açıklamaya göre günde yapılan yaklaşık 3,5 milyar aramanın yüzde 15’i (ortalama 500 milyon) yeni aramalar. Bu da aradığımız bilgiye ulaşmak için sorgulama sınırlarını geliştirdiğimiz anlamına geliyor. Yani hâlâ merak ediyor ve arama motorlarını asistanımızla konuşurmuş gibi kullanmaya devam ediyoruz.