Hikayeler yaşamımızı ilginç kılar ve insanlarla olan ilişkilerimizde bir köprü oluşturur. Çoğu şirket ne yazık ki kendisini bir marka olarak görmez dolayısıyla bir hikayesi olsun ya da olmasın bu konunun üzerine düşmez. Bunun nedeni çoğunlukla hikayesinin olmaması değil, hikayesini nasıl oluşturacağını ya da nasıl paylaşacağını bilmemesidir.

İşte şirketinizin hikayesini yazarken size yol gösterecek 6 basit soru!

 

1. Şirketinizin Var Olma Sebebi Nedir?

Hikayenizi paylaşmak için piyasada bulunma sebebinizi bilmeli ve bunu açıkça ifade edebilmelisiniz. Amacınız nedir, sizin için önemli olan nedir, piyasada sizin ürününüzü farklı kılan özellikler nedir… vb.

Şirketinizin misyonunu bilmeli ve de misyonun sağlamlığı ile gerçekçiliği üzerine de düşünmelisiniz. Aynı zamanda, işin çekirdeğinde kimlerin olduğu, neden bu piyasada olduğunuz ve kim için (hedef kitle) bu piyasada yer aldığınız konusunda tüm şirket çalışanlarıyla fikir birliği içerisinde olmalısınız.

Marka hikayesinin üç temel konusu; strateji, misyon ve vizyon hikayenin doğruluğu ile gerçekçiliği konusunda da doğru bir orantı kurar. Eğer var oluşta zayıf bir alt yapı var ise hikayenizde de her zaman çatlaklar olacaktır.

 

2. Hikayeniz Nedir?

Şirket, ister lojistik ister kozmetik ister gıda üzerine olsun, tüketiciler servisin ya da ürünün arkasındaki var oluş hikayesini merak ederler. Şirketinizin başka bir sahibi var mıydı? Neler değişti? Yapılan işin doğuşunda yaratıcı, özgün veya tarihsel bir olay söz konusu muydu… vb.

Örnek: İşinizin heyecanlı olmadığını düşünüyor olabilirsiniz. O zaman size bir şirketten bahsedelim, Oren International bir kağıt dönüştürme fabrikası. Kulağa pek de heyecanlı gelmiyor, öyle değil mi? Şirketin önceden sayılara, ölçümlere, ağırlıklara ve dönüştürdükleri kağıt çeşitlerine odaklanmış sıkıcı bir web sitesi vardı. Bu web sitesi, şirketin hikayesini ve asıl odak noktalarını göstermiyordu. Halbuki şirket eğlenceli ve de yaratıcı bir ekipten oluşuyordu. Bu ekip aynı zamanda ellerindeki dönüştürülmüş mükemmel kağıtlarla ana müşterilerine harika servisler sağlıyordu, ki bu müşteriler dünya çapındaki restoranlar, ilaç şirketleri ve de reklam ajanslarıydı!

Şimdi web sitesi, hikayeleri baz alınarak yeniden yapılandırılmış. Ve Oren’in müşterileri için neler yaptığı şimdi açıkça belirtilmiş!

http://www.oren-intl.com

 

3. Dönüm Noktanız Nedir?

Her marka hikayesinin onu şekillendiren bir dönüm noktası vardır. Mesela, yaptığınız işte bir kitaptan mı ilham aldınız? Metroda sizi etkileyen birine mi denk geldiniz? Kısacası karar vermenizi sağlayan bir kimse ya da bir olay oldu mu? Marka hikayenizi düşünürken tüm insanları ya da olayları (gerçek ya da kurgu) gözden geçirin!

 

4. Kolektif Olarak Göreviniz Nedir?

Kurduğunuz işte hangi sorulara cevaplar veriyorsunuz, ne tür problemlere odaklandınız ve ne tür çözümler üretiyorsunuz? Varoluş hikayenizin önemi kadar bu hikayenin yönlendiği kimseler ve bu hikayenin neyi, nasıl çözeceğine dair bilgiler vermek de esastır!

 

5. Ne Tür Başarısızlıklarınız Oldu?

Çoğu başarısızlık başarıları doğurur. Başarısızlıklarınızı dile getirmek, nasıl başa çıktığınızı, neleri, nasıl değiştirdiğinizi, kendinizi ve şirketinizi nasıl geliştirdiğinizi hikayeniz aracılığı ile insanlarla paylaşmak, onlarla aranızdaki bağı da kişisel bir seviyeye yükseltecektir. Bu da markaya bağlanma konusunda önemli bir adımdır.

 

6. Eksik Yönleriniz Neler?

Şirketinizin eksik yönlerini bulmak, önemli bir egzersizdir. Çünkü bu eksik yönler genelde en ilginç ve en iyi hikayeleri barındırırlar. Bu ilgi çekici konuları ortaya çıkarmanın bir diğer basit yolu da şirket için bir zaman çizelgesi oluşturmak. Mesela bu çizelgede şirketin durağan bir zamanı ortaya çıkabilir. Bu dönem için ekonominin çöküşünü ya da ekonomideki değişimleri suçlamayın. Bu süreç size neler kattı veya neler kaybettirdi, onları düşünün. Yarar görmeyeceğini düşündüğünüz bu tür süreçler inanın ki en iyi hikayelerin oluştuğu süreçlerdir!

*

Özgün ve kaliteli bir içeriğe mi ihtiyacınız var? O zaman bize tıklayın!